Anasayfa Ürün Haber Vitrindekiler Röportajlar Projeler Teknik Makale ve Raporlar Etkinlikler Duayenler Firma Rehberi Fuarlar Ürün Pazarı
Kullanıcı Adı
Şifre

   Yeni Üye | Şifremi Unuttum
2017’nin ikinci 500 büyük firması açıklandı; Listede 12 Alüminyum Firması var
 
İHRACAT ŞAMPİYONU ERDOĞANLAR İKİNCİ 500’DE
 
İKİNCİ 500’DE YER ALAN FABAL ALÜMİNYUM BAŞARIYA DOYMUYOR
 
SİSTEM METAL SEKTÖRÜN VE EKONOMİNİN GURURU OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
 
Burak Alüminyum Sanayi ve Tic. A.Ş. ‘A’dan Z’ye Hayatın Her Yerinde’
 
ALFA METAL’İN ZİRVELERE DOĞRU YÜRÜYÜŞÜ SÜRÜYOR
 
Türk Alüminyum Sektörüne
 
ASAŞ’ta DigitALL Dönüşüm
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

https://www.insulbar.de/tr/

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

Toplam Ziyaret : 10734073
   Teknik Makale ve Rapor Dr. Metin YILMAZ, Çuhadaroğlu Metal San. ve Paz. A.Ş. MİMARİ ALÜMİNYUM UYGULAMALARINDA KAPLAMA SEÇİMİ ET: 16-03-2017 Yazdır   Tavsiye Et
 

Dünyada kullanım oranı hızla artan alüminyumun en geniş uygulama sahalarından biri mimari uygulamalardır. Alüminyum, mekanik ve fiziksel özellikleri nedeniyle tercih edilmesine rağmen, mimari uygulamalarda zaman içinde yüzeyinde meydana gelen korozyon nedeniyle ham olarak kullanımı uygun değildir. Bu nedenle uzun yıllardır yüzeyinde yaygın olarak kullanılan iki kaplama metodu mevcuttur. Bunlar; eloksal ve toz boya kaplamalardır.1950’li yıllardan itibaren toz boya ve yaş boyayla ile birlikte eloksale alternatif olarak kullanılmaya başlanmış ve çok kısa süre içinde mimari uygulamalarda renk alternatifleri ile geniş yer bulmuştur. Levha ve kompozit panellerde hala yaş boya teknolojisi devam ederken alüminyum profillerin boyanmasında toz boya teknolojisi vazgeçilmez olmuştur. PVDF (Poli Vinil Di Florit) yaş boyalar kullanılmasının sebebi ultraviyole ışınımına  (UV) karşı uzun yıllar renk ve parlaklık dayanımı sağlayabilmesidir. Günümüzde en yüksek UV dayanımına sahip boya olarak bilinen PVDF boyalar renk dayanımı avantajının yanı sıra, daha yumuşak ve ince bir kaplama   (15-20 mikron) kalınlığa sahip olması, düşük aşınma dayanımı,  yüksek uygulama maliyeti ve solvent içermesi gibi bazı dezavantajlara da sahiptir.  Öte yandan uluslararası RAL kodlarıyla tanımlanan renklerin kullanıldığı toz boya kaplamada, poliüretan, epoksi ve polyester malzemelerin arasında mimarı uygulamalarda, polyester bazlı toz boya kullanılmaktadır. Polyester bazlı toz boya malzemeleri, özellikle dış cephede ömrü arttırmak, renk ve parlaklık dayanımı için yapılan katkılarla elde edilen PF (Polyster for Façade - CLASS 1) ve SDF (Super Durable  for Façade - CLASS 2) gibi boyalar uzun yıllardır kullanılmış ve kendilerini dış cephede ispatlamış durumdadır. Daha uzun yıllar UV ve parlaklık dayanımı elde etmek için de son yıllarda yeni katkı malzemeleri ile elde edilen toz boyalar (Hyper Durable - CLASS 3) geliştirilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Son yıllarda Class-1’e göre UV karşısında parlaklık ve renk dayanımı açısından daha iyi olan Class 1,5 yeni bir sınıf olarak Qualicoat tarafından tanımlanmıştır. Toz boyalarda sınıflar Class 1’den Class 3’e doğru giderken dayanım ömrünün artması ile birlikte ne yazık ki, renk, parlaklık ve efekt seçenekleri hızla azalmaktadır. Tablo 1’de Qualicoat’a göre toz boya sınıflarının açık hava yaşlandırma testi olan Florida testi sonrası olması gereken maksimum parlaklık kaybı ve renk solması değerleri verilmiştir. 


Tablo 1: Qualicoat spesifiakasyonlarına göre toz boya sınıflarının Florida testi sonuçlarına göre parlaklık dayanımı ve renk değişimleri. 


makake75_234-238


Toz boya kaplamada genellikle 60-100 mikron aralığında kaplama kalınlığı elde edilmekte ve olası yüzey hataları kolay kapanmaktadır. Ancak toz boya malzemesi ile alüminyum yüzey arasında iyi bir yapışma sağlanması, kalite açısından vazgeçilmez bir koşuldur. 


Metalik bir yüzey ile organik bir malzemenin yapışması için bir ara yüzey gerekli olmakta ve bu ara yüzeyin homojenliğinde veya sürekliliğinde yaşanacak bir problem ne yazık ki hemen açığa çıkmamakta bazen aylar bazen de yıllar sonra ayrılma veya boya kalkması olarak açığa çıkmaktadır. Özellikle filiform korozyon problemi uygulamadan aylar sonra açığa çıkan bir problemdir. 


Bu tür sorunların minimize edilmesi için yapılan toz boya işleminin QUALICOAT Sertifikasına sahip uygulayıcılarla yapılması kuşkusuz çok önemlidir. Son yıllarda Qualicoat tarafından tanımlanan gelişmiş önişlem uygulama teknikleri ile toz boya adherans özellikleri daha iyi hale getirilmiş ve bu gelişmiş önişlem uygulayan firmalar “Qualicoat Seaside” sertifikası ile belgelendirilmektedir.


Eloksal kaplama aslında yüzeye harici bir malzeme kaplama işlemi olmayıp sadece yüzeydeki bir kısım alüminyum tabakasının oksijen ile reaksiyona girerek tekrar alüminyumun doğadaki bulunduğu haline döndürülmesi işlemidir. Oluşan eloksal tabakası, transparan olması nedeniyle alüminyum kaplama sonrası metalik görüntüsünü korumaktadır. Son yıllarda gündemde olan ve çok sık duyduğumuz “nano teknoloji” aslında eloksal işlemi ile 1920’li yıllardan bu yana uygulanmakta olan bir teknolojidir. 


Oluşan tabaka kalınlığı mikrometre seviyelerinde iken tabakanın içyapısı nanometre seviyesindedir. Şekil 1’de görüldüğü gibi gözenek çapları 100–200 Angstrom ölçülerinde iken hücre (petek) çapı da 300 - 800 Angstrom değerlerine ulaşmaktadır. Eloksal kaplama kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden bir tanesi bu nano seviyedeki gözeneklerin kapatılabilmesine bağlıdır. 


Bu gözeneklerin Al2O3.H2O (böhmit) oluşturularak kapatılması işlemine, tespit, fiksaj, mühürleme (sealing) gibi isimler verilmektedir. Tespit işleminin doğru yapılıp yapılmadığını test etmek için QUALANOD Sertifikalı tesislerde iletkenlik ölçümü, ağırlık kaybı gibi testler sürekli yapılarak sonuçların gözetimi ve kaydı zorunludur. Gözeneklerin iyi kapatılamaması yıllar bazen aylar içinde alüminyum yüzeyinin tozlaşma, matlaşma ve daha sonrada korozyona uğraması ile sonuçlanır.


Şekil 1: Eloksal tabakasının elektron mikroskobu altında görüntüsü ve şematik çizimi.


ddddddd


Eloksal kaplama kalitesini etkileyen diğer önemli bir faktörde de eloksal tabakasının kalınlığıdır. Açık havada eloksal tabakasının her yıl ortalama 0,3 mikron aşındığı yapılan ölçümlerle belirlenmiştir. Bu aşınma hızı atmosfer koşullarına göre değişim göstermektedir. 


Örneğin deniz kenarı veya eksoz ve hava kirliliğinin yüksek olduğu sık sık asit yağmurlarına maruz kalan şehirler gibi korozif bölgelerde, bu aşınma oranı çok daha yüksektir. O nedenle iç ortamlarda kaplama kalınlığı için 10 mikron - 15 mikron yeterli görünmesine rağmen dış ortamlar için kaplama kalınlığı 25 mikron olarak önerilmektedir. 


Bazı durumlarda, eloksal tabakasının, sertlik, metalik görüntüsü, toksik olmaması, yüksek sıcaklık dayanımı, reaksiyona girmeyen kararlı bir yapıya sahip olması gibi birçok avantajı yanı sıra, renk seçeneklerinin sınırlı olması nedeniyle bir çok uygulamada alternatif kaplama metodu olan toz boya tercih sebebi olmaktadır. Eloksal tabakasının renklendirilmesi tabaka içindeki gözeneklerin doldurulması veya modifikasyonu ile gerçekleştirilmektedir. Gözeneklerin doldurularak kaplamanın renklendirilmesi işleminde, genel olarak daldırma ve elektrolitik renklendirme yöntemler kullanılmaktadır. 


Daldırma yöntemiyle yapılan uygulamanın organik boya olması halinde kaplama renginin UV dayanımı olmadığından mimari uygulamalarda kullanımı doğru değildir. Buna karşın, elektrolitik renklendirme (kalay veya kobalt gibi mineraller ile gözenek doldurma) ile renk kaybı olmamakta ve eloksal tabakası ömrü boyunca renge garanti verilebilmektedir. Ancak ne yazık ki günümüzde kalay ve kobalt ile yapılan boyamalarda açık bronzdan siyaha kadar olan bronz renkler elde edilebilmektedir. 


İnorganik boyama metotları arasında altın sarısı (gold) olarak adlandırılan renklendirme metodu ile de uzun yıllar renk garantisi verilmektedir. Ancak organik renklendirme kullanılması halinde elde edilen altın sarısı renklendirme birkaç yıl içinde solarak rengini kaybetmektedir. 


Günümüzde renkli eloksal (bronz-siyah tonları ve sınırlı bazı renkler dışında) üzerine birçok çalışma olmasına rağmen, henüz mimari alanda uygulamaya geçebilmiş bir teknik olmamıştır. Eloksal tabakasının renk dayanımı metalik ve dekoratif görüntüsünün yanı sıra korozyon direnci oldukça yüksektir. 100 yıllık bir mazisi olan eloksal kaplama teknolojisinde yenilikler olmakla birlikte kendisini dayanım ve kalıcılığı açısından ispatlanmıştır.


 Boyanmış yüzeylerde açığa çıkan filiform korozyon problemi eloksal kaplı yüzeylerde asla açığa çıkmaz. Kaplama ile alüminyum arasında bir ara tabaka yoktur, olası çizikler, çatlamalar ve yüzey problemleri kendi kendini zaman içinde oksitlenme yoluyla tamir etmektedir. Eloksal tabakası elektro kimyasal bir işlem olduğundan profilin dış kontrolünü homojen olarak aynı kalınlıkta kaplayabilmekte, boya işleminde olduğu gibi girintili bölümlerin az boya alması, köşelerde birikme olması gibi problemler oluşturmamaktadır. Alt köşelerde damlacık birikmesi (akıntı), portakallanma, kraterlenme, vs gibi sorunlar yoktur. Şekil 2›de gösterildiği gibi eloksal tabakası toz boya tabaka kalınlığına göre daha homojendir.


Şekil 2: Eloksal ve toz boya kaplama kalınlıklarının değişimi. 


fgtrtrt


Eloksal tabakasının farklı bir avantajı da yapıştırma işlemlerinde (silikon-cam cephelerde olduğu gibi) ayrılma problemi yoktur. Toz boya kaplamada, yapıştırma işlemi öncesi boyanmış yüzeye primer uygulaması, silikonun boya yüzeyine yapışmasını sağlayan önemli bir işlemdir. Ancak toz boya kaplama işleminde boyanın alüminyum yüzeye yapışmasını sağlayan ön işlemlerin iyi yapılmaması, boya tabakasının alüminyum yüzeyinden ayrılarak camın düşmesine ve ciddi tehlikeler oluşturmaktadır. 


Genel olarak istisnalar olmakla beraber 25 mm eloksal kaplama için 50-100 yıl, polyester bazlı toz boya kaplamalar için 10-25 yıl, PVDF yaş boya kaplamalar için 40 yıl gibi garanti süreleri söz konusudur. Eloksal kaplama işleminde kalite kontrol prosedürü kolaydır ve hatalar üretim aşamasında açığa çıkar, sonradan kalite problemi oluşturmaz. Toz boya uygulamasında alüminyumun metalik görüntüsü kaybolurken; eloksalde, proses öncesi yapılan mekanik veya kimyasal ön işlemlerle (satine etkisi, parlak veya mat tekstrürler gibi ), elde edilen görsellik yüzeye taşınmaktadır.


Öte yandan eloksal kaplamanın en büyük dezavantajlarından bir tanesi eloksal renginin hatta naturel eloksal tonunun dahi alaşım elementlerinden etkilendiği bilinmektedir. Standart bir alaşım içinde dahi izin verilen toleranslar içinde olmasına rağmen alaşım elementlerinin segregasyonu veya homojen olmaması halinde eloksal tabakasında ton farkı olarak açığa çıkmakta. Bu nedenle genellikle eloksal kaplamada daha saf olan birincil alüminyum kullanımı tercih edilmektedir. 


Eloksal işleminde toz boya prosesinde kullanılan boya gibi harici bir hammadde kullanılmadığından, ürünün geri dönüşümü aşamasında çevresel bir atığı ya da emisyonu söz konusu değildir. Yüzeydeki eloksal tabakası, ürün geri dönüşümü sırasında geri kazanılmaz ancak elde edilen atık alüminyumun doğadaki hali olduğundan çevresel bir mahsuru yoktur. Sonuç olarak boyalı bir alüminyum ürünün “Karbon Ayak İzi” eloksal kaplı bir alüminyuma göre daha büyüktür.

Ortalama Puan: 0
Geri
 
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=iletisim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

 
Anasayfa Hakkımızda Firmanızı Kayededin İletişim
                  Copyright © 2010 Vizyon Tanıtım. Tüm hakları saklıdır. xdizayn.net .