Anasayfa Ürün Haber Vitrindekiler Röportajlar Projeler Teknik Makale ve Raporlar Etkinlikler Duayenler Firma Rehberi Fuarlar Ürün Pazarı
Kullanıcı Adı
Şifre

   Yeni Üye | Şifremi Unuttum
“Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2017” Araştırması Açıklandı
 
Derya HATİPOĞLU ASAŞ’ın Yeni Genel Müdürü Oldu
 
TALSAD’a yeni Genel Sekreter
 
SARAY ALÜMİNYUM TÜRKİYE’NİN 500 BÜYÜK DEV KURULUŞU L
 
Türk Alüminyum Sektörünün Gözbebeği Arslan Alüminyum
 
Akpa Alüminyum ISO 500 Büyüklerindeki Yükselişine Devam Ediyor.
 
SEL, Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’daki Güçlü Performansıyla İlgi
 
Kibar Holding İSO 500 Listesinde Dört Grup Şirketi İle Yer Aldı
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

https://www.insulbar.de/tr/

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

Toplam Ziyaret : 9811642
   Roportaj Genel Müdür  ilhan KAHRAMAN ET: 16-03-2017 Yazdır   Tavsiye Et
Türkiye’nin Kader Çizgisi…
 

Merhabalar, 


Alüminyum Yapı Dergisi’nin 75’nci sayısı ile yine birlikteyiz. Yılın ilk çeyreğini tamamlamaya başladığımız bu dönemde daha güzel günlere doğru yürüdüğümüze olan inancımızı ifade etmek istiyorum. 2017 yılının Türk Alüminyum Sektörüne ve ülkemize başarı, huzur ve aydınlık dolu güzel günler getirmesini diliyorum. 


Hem ülke olarak hem de vatandaşlar olarak tarihin belki de en zorlu ve güç dönemlerinden birisini yaşıyoruz. Bulunduğu coğrafyada belki de hiçbir dünya ülkesine nasip olmayacak olan bu bereketli ve kutsal topraklarda zor, güçlüklere dolu ve neredeyse sıkıntısız bir günü olmayan dönemlerden geçiyoruz. 


Hedefi belli, istikameti ve yapacakları konusunda alabildiğine kararlı ve ileriye bakan yönetimsel gücü ile basamakları hızlıca çıkma cesaretindeki siyasi gücü ve bu cesarete ortak olmaya çalışan sanayicisi, işçisi ile 2023 yılına hazırlanan ve “bu sefer olacak” diyen bir Türkiye’yi hayal edin, böyle bir geleceği gözünüzde canlandırın. 


Elbette ki bu öyle kolay olmayacak. Bunlar büyük hedefler ve zorlukları, çabası, mücadelesi de büyük olacak. Bugün ülkemizin yaşadığı zorlu zamanlar, gelecek güzel günlerin doğum sancıları gibidir. 


Sürekli önünde zor soruların olduğu bir sınav ve çözülmesi bir o kadar güç olan cevaplar belki de ülkemizin kader çizgisinin de aynası gibi oluyor. Bu aynada yansıyan bu coğrafyanın değiştirilmek istenen makus talihidir. 


Bir yandan terör, diğer yandan ekonomik ve siyasi baskılar, bir yandan da ülkemizin içerisinde yuvalanmış ve her an ve her durumda zarar vermeye programlanmış kirli eller, daha da ötesi bu coğrafyanın nimetlerinden yararlanan fakat ihtiyacımız olduğunda kolayca ülkemize sırtını dönen komşu ve müttefik sandığımız ülkeler. Bu yüzden bütün bu olan bitenlere baktığımda bir yerde yanlış bir şeyler var diye düşünüyorum. Genç, aktif ve dinamik bir nüfusa sahip olan Türkiye aslında tarih boyunca kendi göbeğini hep kendi kesmeye çalıştı. 


Zorluklara ve güçlüklere aldırmadan, tüm siyasi belirsizliklere rağmen ülke geleceğine kaderci ve teslimiyetçi bir gözle değil azimle, inançla bakan bir sanayici ordusunu görmek hep mümkün oldu. Belki icat etmiyoruz ama inandığımız zaman bir şeylerin en iyisini ve başarılısını herkesten daha iyi yapıyoruz. Kısaca tarihimize bakıldığında bütün bunlar rahatlıkla görülebilir. 


Savaşların içinden çıkan, yıkımlar ve yokluklardan her şeye sıfırın altından başlayan bir ülkenin nasıl şahlanabildiğini görmek isteyenler sadece tarihimize baksınlar, yeter. 


Bugün Türk Alüminyum Sektörünün geleceğine inanan firmalarımızın çok kıymetli yöneticilerinin önce hammadde oyunları, daha sonra dövizdeki dalgalanmalara inat yatırım azmi ve üretim azmini bir araya getirerek yine tüm zorlukları bertaraf etme gücünü gösterdiklerine şahit oldum. Zaten bu sektöre de böyle bir irade ve azim yakışır. 


İki yılda bir düzenlenen Düsseldorf Fuarı’nda sektörün en büyük çekiç güçlerinin Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiğini görmek, arkasından yine dünyanın en büyük organizasyonlarından biri sayılan BAU 2017 katılımındaki önemli Türkiye payı yadsınamayacak bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Evet belki hammaddemiz yok, belki her şeye başkaları gibi kolayca ulaşamıyoruz fakat şunu iyi biliyorum ki bizim inanç, azim, irade ve kararlılığımızın üstesinden gelemeyeceği güçlük yoktur. 


Sanayicimiz her zaman her işin altından alnının akıyla çıkmıştır, çıkacaktır. Rus Yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy’un hiç unutmadığım, aklıma mıh gibi çakılan çok özel bir sözü vardır: “Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor da kimse kendini değiştirmeyi düşünmüyor.”


Bu kadar güç ve zor şartlarda dahi ülke ekonomisine büyük katkılar sağladığını, sağlayacağını düşündüğüm ve sayamayacağım kadar çok sektöre can veren, hareket kazandıran alüminyum metali döviz kurlarının ciddi yükselişleri ve LMA piyasalarındaki sert hareketlerden nasibini alarak geçici olduğunu düşündüğüm önemli derecede zor ve sıkıntılı dönemleri yaşamıştır. Bütün bunlar olurken dünya alüminyum ihtiyacının her geçen gün artış göstermesi özellikle son dönemlerde artan nüfus ve başka faktörler direkt olarak alüminyum metaline olan ilgi ve alakayı bir üst segmente taşımaya yetiyor. Yeni yapılan binaların büyük çoğunluğunda, yüksek katlı binaların tamamında aklınıza gelebilecek tüm sanayi ve endüstriyel hareketli parçalarda alüminyum metalinin kullanıldığını görüyoruz. Bu durum da ihtiyacın ne kadar büyük bir paya sahip olduğunun en somut göstergesidir. 


Kalitesi ve işçiliği bakımından  Avrupa norm ve standartlarına uygun üretme mücadelesi veren Türk Alüminyum Sektörü her zamanki gibi üretimde attığı golü, ne yazık ki ürünün satışı ve fiyatsal rekabetinde tam tersine çevirip kendi kalesine atıyor.  Bunca çaba, emek ve değerin sonucunun böyle olması büyük üzüntü kaynağı. 


Neredeyse ülke genelinde çok ciddi Pazar yakalayan inşaat sektörüne büyük oranda katkı ve katmadeğer kazandırıp değerini yükselten alüminyum metali büyük başarı sağlarken sistem yerine tartı usulü satışın tercih edilmesi ile zorlukların ve güçlüklerin yarattığı sıkıntıyı bir arada yaşamaya devam ediyor. İnşaatlar daha proje halindeyken değerini bulurken, binalara sağlamlık ve estetiğiyle birlikte maddi anlamda büyük değer kazandıran alüminyum metali maalesef fiyat istikrarsızlığı ve oluşan aşırı rekabet şartlarından dolayı sade hayatına kaldığı yerden devam etmek zorunda kalıyor. Böylece ülke ve sektör olarak elimizdeki bu çok değerli metalin ortaya çıkarabileceği kazanımlar heba ediliyor.


Türkiye’nin ürettiği alüminyum profiller, aksesuarlar ve aklınıza gelebilecek her üründe rekabeti yine kendi ülkesi ile yapmaya çalışan firmaları görmek üzüntümün en büyüğü. Rekabet elbette ticaretin olmazsa olmazlarından biri ama kendi içimizdeki rekabeti birliğimize zarar vermeden, ürünlerimizin değerini düşürmeden yapmak ve esas rekabeti dünya pazarlarında ortaya koymak önemlidir. Büyüyen, gelişen ve değer kazanan bir sektör benim en büyük hayalimdir ve bunun gerçekleşmeye doğru gittiğini görmek de en büyük mutluluğumdur. Türk Alüminyum Sektörünün bayrağını en yukarıya çıkarmak bizlerin görevi olduğu kadar bu işin içerisinde bulunan sanayicilerin de temel ve öncelikli görevidir. Bu soruna dair bakış açısını değiştirmenin zamanı gelmiştir kanımca. 


Artık net ve kesin kararlarla sadece rekabet üzerinden değil ülke geleceği ve ülke geleceğine katılacak önemli katmadeğer de düşünülerek farklı bir gözle bakılması gerektiği kanaatindeyim. 


Bugün, birileri ister beğensin ister beğenmesin biz bu coğrafyada bu kadar vahim olaylar karşısında bile dimdik durabiliyorsak ve enerjimiz halen yüksek seviyelerde seyrediyorsa kimse unutmasın bu ülke önümüzdeki dönemlerde daha güçlü seviyelerde olacaktır. 


Sadece üzerimize düşen görevleri yerine getirelim, yeter. Sektörümüze can katacak ve başarılarına süreklilik kazandıracak olan şey aslında bu sektörün duayenlerini bir araya getirerek onların öneri ve düşüncelerini alıp sektörün geleceğine bir yol haritası çizmek ve istikamet belirleyerek yola çıkmaktır. 


Böyle olursa başarıların kaçınılmaz olacağını düşünüyorum. Bir araya gelmek bir arada olmak her zaman güçlü olmak demektir. Önce buna inanmak zorundayız. 


Bireysel hareket ve tekil çıkışlarla kısa vadede firmalar bir yerlere getirilse de bu ilerideki zorlu şartlara çok da sağlam temellerin oluşacağı anlamına gelmeyecektir. 


O yüzden önce kendimizi değiştirmeliyiz, birlikten doğan gücümüzün farkında olmalıyız neyin ne olduğunu, her tutumumuzun gücümüze neleri katacağını veya kaybettireceğini iyi bilmeliyiz ve ona göre mücadelemizi vermeliyiz. 


Bir önceki yazımda da söylemiştim ve yinelemek isterim. Güzel günler elbet gelecek, bizler de bunu göreceğiz. Bu oyunlar elbet bir gün son bulacak, birlik ve bütünlüğümüzle bütün bu karanlığı geride bırakacağız. Buna dair inancım sonsuz. 


Vatan toprağımız için mücadele verirken şehit olan tüm asker ve vatandaşlarımıza Türk Alüminyum Sektörü ve Alüminyum Yapı Dergisi adına Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Hepimiz şehitlerimize minnettarız. 


Her sayıda olduğu gibi bu sayımızda da bizleri yalnız bırakmayan, desteklerini eksik etmeyen tüm firmalarımıza ve kıymetli yöneticilerimize teşekkürü bir borç bilirim.


18_mart

Ortalama Puan: 0
Geri
 
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=iletisim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

 
Anasayfa Hakkımızda Firmanızı Kayededin İletişim
                  Copyright © 2010 Vizyon Tanıtım. Tüm hakları saklıdır. xdizayn.net .