Anasayfa Ürün Haber Vitrindekiler Röportajlar Projeler Teknik Makale ve Raporlar Etkinlikler Duayenler Firma Rehberi Fuarlar Ürün Pazarı
Kullanıcı Adı
Şifre

   Yeni Üye | Şifremi Unuttum
41. Yılında Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, 8-12 Mayıs tarihlerinde yine sektörün nabzını tutmaya
 
SİSTEM Alüminyum, Sektöründe İhracatının Yükselen Yıldızı Olmaya Devam Ediyor.
 
WARMHAUS YÜKSEK KAPASİTELİ KAZAN LANSMANINI MİLANO MCE FUARI’NDA GERÇEKLEŞTİRDİ
 
HAYATIN YENİ RENGİ PERMOLİT’TEN YENİ ÜRÜN SERİSİ “PERMOMAX”
 
İzocam’dan Ciro Artışı
 
Çetin Cıvata ihracat şampiyonu oldu
 
Avrasya Pencere, Kapı ve Cam Fuarları her yıl ziyaretçi rekoru kırıyor.
 
Saray, Avrasya Fuarı’nda Üç Yeni Ürününü Tanıttı
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

https://www.insulbar.de/tr/

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

Toplam Ziyaret : 8945344
   Roportaj Genel Müdür  ilhan KAHRAMAN ET: 15-05-2017 Yazdır   Tavsiye Et
Geleceğe Umutla Bakıyoruz, Çünkü Umut Biziz
 

Merhabalar,


Alüminyum Yapı Dergisinin 76’ncı sayısı ile yine birlikteyiz. Mübarek 3 ayların içerisinde bulunduğumuz bu güzel ve anlamlı dönemde 2017 yılının tüm Türk ve İslam Âlemine huzur barış ve sağlık dolu günler getirmesini diliyorum. Her vatan ve memleket sevdalısı vatandaşın en büyük arzusu, ülkesinde huzur ve güven, hayatında sağlık ve esenlik, yaptığı işlerde de kazandığı berekettir. Biz de hem ülkemize, bütün vatandaşlarımıza gelecek günlerin sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyoruz.


2017 yılının ilk 3 ayına baktığımız zaman hem siyasi alanda hem ekonomik alanda ciddi hareketlenmelere tanık olduk. Özellikle 2016 yılında komşu ülke Suriye’de yaşanan iç savaşın etkileri, sonrasında 15 Temmuz’da bir daha hiç hatırlamak dahi istemediğim karanlık kalkışma ile bugünlere kadar gelen sıkıntılı süreç, akabinde 16 Nisan Referandum süreci vesilesi ile neredeyse durma noktasına gelecek denli hareketsiz kalan ve bekleyen bir ekonomi herkesi endişeye gark etti. Özellikle yavaşlayan büyüme rakamlarının ortalama %3’lük rakamlara çekilmesi herkeste olduğu gibi bende de derin kaygı ve üzüntü oluşturmaya yetti.


Esas olarak son yıllara damgasını vuran istikrar ve koalisyonların kaotik yapısı yerine tek parti iktidarının yaratmış olduğu olumlu hava bizi geçmiş günlerin acı deneyimlerinden uzaklaştırmıştı. Hatırlarsanız, geçmişte neredeyse en küçük bir dalgalanmada, dünya piyasalarındaki en küçük bir rüzgârda hareketlenen ve neredeyse tepetaklak olan bir piyasamız vardı. Ama Türkiye son yıllarda bu hassas ve kırılgan ekonomik yapısını geride bırakmıştı. Özellikle dünyada çok belirgin bir şekilde görünmeyen, açıkça hissedilmeyen ama dipten gelen kriz dalgasının ekonomileri rahatsız edici seviyelere yükselmesi Türkiye ekonomisini de etkilemektedir.


Türkiye ekonomisi belki de tarihinin en büyük ve en zorlu sınavını 2016 yılında yaşadı ve bu mücadele 2017 yılında da devam edecek gibi görünüyor. Özellikle teknoloji alanında ciddi oranda çalışmalar yapan ülkemizin artık tüm dünyanın şahit olması sevindirici. 2023 ülke hedefimizin sapması ve zora düşmesi için dünyanın hemen hemen her yerinden kaynaklarımızı zora sokacak, yurtdışı firmalarımızla ilişkilerimizi güçleştirecek kararların alınması, Türkiye ekonomisiyle birlikte ülke içerisinde sanayicinin de gözünün korkutulmaya ve yatırım yapamayan âtıl duruma düşen bir ülke konumuna gelmesi için dışarıdan gelen etkenleri de görmeye başladık. Özellikle Avrupa Birliği sürecindeki Türkiye’yi “alalım mı almayalım mı? İhtiyacımız var mı yok mu? Türkiye’yi bu şekilde umutlandırıp senelerce hak ettiği seviyeye gelmesin diye yoluna engel mi olalım?”diyen, dost diye tabir edilen ülkelerin de kirli çıkar oyunlarının da apaçık ortaya çıktığını bu sıralar gözlemliyoruz.


Hem yaşadıklarımız hem birçok kaynak kitap hem de konunun uzmanları bize şunu göstermiştir: Türkiye Cumhuriyeti’nin ticari ve ekonomik gelişimi ve büyümesi tamamen iç dinamiklerle olacaktır. Ülkemiz bulunduğu coğrafyada tarafsız bir şekilde fakat kendi ekonomisini geliştiren, ticari kurallarını koyan ve uygulayan bir düzeni oluşturduğu zaman dünyadaki yeri ve konumu bağımsızlığı kadar güçlü olacaktır. Belki de 2023 bu yüzden çok kıymetli ve özel bir dönemi işaret ediyor. Birileri artık bir şeyleri daha iyi görüyor ve ülke kaynaklarını kullanarak akıl almaz büyüklükte riskleri de görerek üretime ve güçlenmeye yönelecek çalışmaların başlayacağı düşünülüyor. 650 yıllık bir dünya hükümdarlığının geçmişteki oluşumunu bir nebze de olsa anlayabilir ve bunu dışarıya hissettirebilirsek güçlü ve büyük bir yolun da önünü açmış oluruz. Ülkemiz, özellikle dış güçler tarafından siyasi ve ekonomik alanda geliştirilen engeller dışında terörle de iç içe yalnız bırakılıp ayağa kalkıp güçlenmesinin önüne geçmek için var gücüyle sürekli kirli planlar yapanlar ile uğraşmaktan kendi gerçek gündemine dönemiyor. Bu engeller mücadele etmek görüldüğü kadar kolay değildir. Biliyor ve inanıyorum ki, bir gün bu terör belasından, ekonomimize vurulmak istenen darbelerden ve sürekli içeride oluşan hukuksuz yapılanmalardan aynı zamanda bu güzel topraklar üzerinde kurgulanan stratejik hesaplardan bir şekilde kurtulacağız. Aslında tüm ülke sanayicisinin ve insanın en büyük temennisinin ve mücadelesinin bu olması ve aynı düşünceyi hepimizin paylaşması gerekmektedir.


Çok güçlü ve kuvvetli bir ülke olduğumuzu biliyorum. Görkemli bir tarihimizin, kültürümüzün ve geleneklerimizin olduğunu biliyorum. Hedefleri ve geleceğe dair önemli planları olan bir ülke olduğumuzu da biliyorum. Ve herkes kendi üzerine düşen görevi yerine getirdiği zaman daha güzel ve muasır medeniyetler seviyesine hızla çıkacak bir ülkeyi de görebiliyorum.


  Bu inançla kendi adımıza Alüminyum Yapı Dergisini en iyi ve en kaliteli şekilde ve sektörümüzü en iyi şekilde temsil etmek için ekibimle mücadele veriyorum. 17 yıl önce bu sektörün duayen kimlikleri ile ilk tanıştığım zaman aslında hayallerimi de sürekli bana ayrılan sayfalara taşımaya çalıştım. Ben Türk Alüminyum Sektörüne hep inandım ve 17 önce bir faks kağıdına şunu yazmıştım: “Bu sektöre giydiği gömlek dar geliyor ve ilk düğmesi Alüminyum Yapı Dergisi ile kopacak.” O günden bugüne sektörüm çok büyüdü çok gelişti, farklılaştı fakat eksiklikleri de sektörün kendisi gibi büyüdü. Bu eksiklikleri bertaraf etmek adına sektörün kurumsal firmaları çok önemli çalışmalar yapmak istese de bir araya gelip aynı masada konuşup çözüme kavuşturamadılar. Piyasa şartlarında oluşan olumsuz ve bir okadar sıkıntılı ticari hareketler firmalarımızın kazançlarına çok büyük zararlar verirken, bu süreçte yeni açılıp büyüyemeyen ve geride kalan tesislerin sesi soluğu kesildi, kendilerinden bir daha da haber alınamadı. Yok gibi davranılarak yok sayılmazdı.  Bu sektörün tüm firmalarının aynı dili konuşup özellikle alüminyum sektöründe Türkiye’yi daha iyi seviyelere getirmek adına ortak bir platformda sesini yükseltmesi gerekiyordu.


Sektörümüz büyüsün fakat riskleri küçülsün istiyorum. Beklentilerimiz büyüsün güçlenelim ve sektörü daha iyi yerlere taşıyalım istiyorum. En büyük hayalim buydu benim. O yüzden 6.000 rakamına ulaşan ürüne hayat veren bu metalin bizlerin hayatındaki yeri çok önemli. Türkiye neredeyse son zamanlarda çok önemli alüminyum ekstrüzyon tesislerinin açılımına sahne olmaya hızla devam ediyor. Yaptığım sohbetlerde özellikle firma yetkililerinin en büyük sıkıntısı kâr marjlarının neredeyse yok denecek seviyelere gelmesi. Belli tonaj yüksekliğine ulaşan tesislerin belirlediği satış rakamlarının sektörü ileride çok ciddi sıkıntılara düşüreceği aşikârdır. Alt grup olarak çok büyük hareketi gözlemlediğim için bu enerjinin sürekliliğini sağlamak zor olacaktır diye düşünüyorum. Özellikle alüminyum ekstrüzyon fabrikalarının imalatlarını katmadeğerli hale getirerek satması ve sektörün güçlenip daha verimli olması açısından büyük önem taşımaktadır. Sektörün kendi alanlarında ayrılarak firmalar kendi güçlerine göre pazarda verimli bir şekilde çalışmaları düzenleme durumuna geçerse dünyadaki alüminyum ihtiyacını daha doğru ve profesyonel şekilde karşılayacak güce daha rahat erişilebileceğini düşünüyorum. Yurtdışı firmaları ile yaptığım ikili görüşmelerde Türk firmalarının rekabetinin yurtdışında da birbiriyle olduğunu görmek imalatçı için büyük zarar fakat ürüne ulaşan müşteriler için büyük kazançlar anlamını taşımaktadır.


Değerli firmalarımın kıymetli yöneticileri, özellikle Türkiye alüminyum üretim alanında her yıl bir basamak daha yükseliyor. Hem firma sayısı olarak hem de tonaj anlamında güçlü yükselişini sürdürüyor. Alüminyum Yapı Dergisi olarak sektörün geleceğine ışık tutacak yepyeni bir çalışmanın alt yapısını kurmaya başladık. Dünyadaki tüm alüminyum ihtiyacı olan ülke müşterilerini daha yakından tanıma fırsatı yakalayacağınız ve karşılıklı ticari bir platform için ALUFAİR – Sanal Alüminyum Fuarı’nı devreye almak için uzun yıllardır çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Özellikle bu tarz dönemlerde firmalarımızın önünü açmak, tanıtımlarına daha faydalı olmak adına böyle bir çalışmayı çok yakında sektörümüzün hizmetine sunacağız. İlkleri başarmak güzeldir. Sektörümüzle bunu birlikte başarmak daha güzeldir.


Başarılarınızın artarak devamını diliyorum.


Her sayıda olduğu gibi bu sayımızda da bizleri yalnız bırakmayan, desteklerini eksik etmeyen, tüm firmalarımıza ve kıymetli yöneticilerimize teşekkürü bir borç bilirim.

Ortalama Puan: 0
Geri
 
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=iletisim

http://www.asosmimarlik.com

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

 
Anasayfa Hakkımızda Firmanızı Kayededin İletişim
                  Copyright © 2010 Vizyon Tanıtım. Tüm hakları saklıdır. xdizayn.net .