Anasayfa Ürün Haber Vitrindekiler Röportajlar Projeler Teknik Makale ve Raporlar Etkinlikler Duayenler Firma Rehberi Fuarlar Ürün Pazarı
Kullanıcı Adı
Şifre

   Yeni Üye | Şifremi Unuttum
2017’nin ikinci 500 büyük firması açıklandı; Listede 12 Alüminyum Firması var
 
İHRACAT ŞAMPİYONU ERDOĞANLAR İKİNCİ 500’DE
 
İKİNCİ 500’DE YER ALAN FABAL ALÜMİNYUM BAŞARIYA DOYMUYOR
 
SİSTEM METAL SEKTÖRÜN VE EKONOMİNİN GURURU OLMAYI SÜRDÜRÜYOR
 
Burak Alüminyum Sanayi ve Tic. A.Ş. ‘A’dan Z’ye Hayatın Her Yerinde’
 
ALFA METAL’İN ZİRVELERE DOĞRU YÜRÜYÜŞÜ SÜRÜYOR
 
Türk Alüminyum Sektörüne
 
ASAŞ’ta DigitALL Dönüşüm
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

https://www.insulbar.de/tr/

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

Toplam Ziyaret : 10998316
   Roportaj Yavuzlar Alüminyum Profil Ltd. Şti.  Nusret YAVUZ ET: 16-03-2018 Yazdır   Tavsiye Et
Alüminyum sektörü kesinlikle hak ettiği yerde değil…
 

Yavuzlar Alüminyum sektöre 1990 yılında elektrostatik toz boyama giriş yapan, 1996 yılında Beylikdüzü'nde 800 tonluk Ekstrüzyon presi devreye alarak profil imalatına başlayan, 2000 yılının başlarında devreye aldığı 1600 tonluk pres ile üretim kapasitesini 3.600 ton/yıl'a çıkaran, dinamizmini ve müşterileriyle ilişkilerini güçlü bir şekilde geliştiren bir firmamızdır. Yavuzlar Alüminyum, şu an İstanbul Kartal'da ve Kocaeli Gebze’de kurulu tesislerinde  üretimine devam etmektedir. Tam otomatik PLC kontrollü 1600 ton ve 2000 tonluk ekstrüzyon presleri ile özel ve standart seri profillerin üretimini yapmaktadır. Genişliği 260 mm, çapı 140 mm'ye kadar olan profilleri üretebilen Yavuzlar Alüminyum, müşteri taleplerine göre dizaynı yapılan kalıpları mevcut kalıphanesinde istenilen sürede hazır hale getirebilmektedir. Bununla birlikte özel sipariş üzerine profilin üzerine mekanik işlem de yapabilmektedir. 


Tesislerin içerisinde bulunan 2 adet alüminyum ekstrüzyon pres hatları ile toplam 11.000 Ton/yıl alüminyum profil üretimi, 5.000 ton/yıl eloksal kapasitesi, elektrostatik toz  boyahanesinde 7.000 ton/yıl boyama kapasitesiyle istenilen Ral renklerde statik toz boya işlemi yapılmaktadır. Kendi kalıphanesinde aylık 60 kalıp üretebilme yeteneğine sahip firma Türk alüminyum ekstrüzyon sanayisinde kullanılan alüminyum profillerin tüm üretim aşamalarını gerçekleştirebilme yeteneğine sahip tam entegre kuruluşların başında gelmektedir. 


Müşteri odaklı çalışan, iletişim ve diyalog eksenli bir tutum içinde olan ve kaliteli mal üretmeyi prensip haline getiren Yavuzlar Alüminyum, TSE, CE, QUALICOAT, ISO 9001 kalite belgelerini alarak üretimini standardize etmiştir. Uluslar arası piyasalara özellikle katmadeğeri yüksek endüstriyel, standart ve özel profil serileri ile yapı ve sanayi sektörünün taleplerine cevap veren firma üretiminin % 60 lık bölümünü iç piyasaya %40'ını  dış pazarlara ihraç etmektedir.


Ümraniye'de faaliyette olan 2 adet satış mağazasıyla tüm Türkiye’ye profil ve yan ürünlerinin perakende satışını gerçekleştirmektedir.


Biz de Alüminyum Yapı Dergisi olarak firmamızın kapısını çaldık ve Nusret Bey’i karşımıza alarak aklımızdaki her şeyi sorduk.


Alüminyum sektörü kesinlikle hak ettiği yerde değil…


Yavuzlar Alüminyum Profil Ltd. Şti.


Nusret YAVUZ


Öncelikle firmamızı bir de sizden tanıyalım, ne dersiniz?


Yavuzlar Alüminyum’un mazisi 30 yıllık bir süreci kapsıyor. Biz sektöre toz boya ile giriş yaptık. Sonra makine yatırımı yaparak daha kapsamlı bir üretim süreci başlattık. Derken 20 yıldır alüminyum ekstrüzyon profil sektöründe imalatçı konumundayız.  Yavuzlar şu an büyüme çağında olan ve böyle bir ivme yakalamış olan bir firma. Özellikle 3-4 yıldır yaptığımız yeni yatırımlarla büyüme hızımız iyice yükselen bir grafik izlemeye başladı. Daha da büyüyeceğiz çünkü hem hedeflerimiz sağlam hem de işimizi ciddiye alıyoruz. Yatırım yılları olarak gördüğümüz bu dönemleri özellikle 2017 yılında yapmış olduğumuz makine yatırımı ile perçinlemiş olduk.  Yeni pres yatırımımızı yaptıktan sonra 2017 yılını yaklaşık %40’lık bir büyüme ile tamamladık.  Bu bizim için olumlu bir gelişme.


2018 yılında büyümemiz devam edecek.  2018 yılında özellikle eloksal ve toz boya tesisinin yatırımları da gerçekleştirilecek.  Firmamızda elektrostatik toz boya tesisi vardı, bunu daha da güçlü ve işlevsel bir yapıya getirmeyi planlıyoruz. Eloksal yatırımı ise 2018 yılının ikinci çeyreğinde gerçekleşmiş olacak.  2018 yılında 2 pres hattımız, eloksal tesisimiz, elektrostatik tesisimiz ve kalıphanesi ile komple tam entegre bir üretim gücüne dönüşeceğiz. 2018 yılındaki beklentimiz %25’lik bir büyümeyi yakalamak. Ülkemizde şu sıralar savaş ve ekonomik yönde sıkıntılar belki hedeflerimizi 3-5 aşağı veya yukarı çekebilir fakat bu süreçler atlatıldığı zaman ivme yine yukarı doğru olacaktır. Bunun en büyük sebebi uzun yıllardır edindiğimiz müşteri portföyünü iyi tanımak ve kendimizi geliştirmek adına öncelikli olarak kalite ve uzun soluklu iş birliklerine önem vermek için çalışmalarımızı yapıyor olmamız. Bundan sonraki süreçte müşterilerin beklenti ve talep baskısı artınca yatırımlar da kaçınılmaz oldu. Çünkü biz müşterisini önceleyen bir firmayız ve en önemli büyüme dinamiğimiz budur.


Basamakları sürekli temkinli ve dikkatli tırmanan bir firma olarak biliyoruz Yavuzlar Alüminyum’u. Özellikle son 5 yıl içinde hem üretimde hem de yatırım anlayışında ciddi bir güçlenme gözlendi firmada. Bunun önemli sebebi nedir?


Aslına bakarsanız Yavuzlar Alüminyum yönetimi olarak taktiksel bir sürecin gerektirdiği dikkat ve hassasiyetle hareket ediyoruz. Alüminyumun çok hızlı büyüyen ve gelişen bir pazar oluşturmaya başladığını biliyorduk. Bütün bunlar olurken büyük yatırımlar gündeme geldi. Fabrikalar pres yatırımları, alan yatırımları ve personel yatırımları yaptılar. O süreçte biz kalifiye eleman, profesyonel üretim anlayışı, alüminyum pazarlarına açılma, müşterileri ile güçlü diyaloglar ve alt yapı çalışmalarına daha fazla önem vermek istedik. Hali hazırda üretimimiz vardı ve bu üretimin tamamı uluslararası pazarlarda alıcılarını buluyordu. Bir anda daha yüksek düzeyde bir üretime geçerek kapasite arttırmak firmayı geleceğe yönelik beklenti ve bizden beklenen talepler açısından büyük sıkıntılara düşürebilirdi. O yüzden enerjimizin öncelikle Ar-Ge, insana yatırım, alt yapı çalışmaları ve en önemlisi uluslararası pazarlarda Yavuzlar Alüminyum’un ürettiği alüminyum profillerin kalitesinin arttırılması ve araştırmaya harcanması daha mantıklıydı; yönetim bu yüzden kararı bu şekilde verdi.


2018 yılının ikinci yarısında Yavuzlar Alüminyum tam entegre bir kuruluş olacak, teknik ve görsel anlamda. Fakat biz kurulduğumuz günden bugüne kadar süreç içerisinde müşterilerimize ve iş ortaklarımıza zaten tam entegre bir kuruluş gibi hizmet verdik. Kalitemiz ve bizimle çalışan tüm tedarikçiler aynı düşünce ile hareket ederek çok büyük özveriler gösterdiler bugüne kadar.


Biraz kapasitelerden bahseder misiniz?


11.000 Ton/Yıl alüminyum ekstrüzyon profil, 5000 Ton/Yıl Eloksal kapasitemiz ve 7.000 Ton/yıl Elektrostatik toz boya kapasitemiz olarak 2018 yılında çalışacağız. Aylık 60 kalıp yapabilecek kalıphanemiz var.


İhracat konusunda ne durumda olduğunuzu anlatabilir misiniz?


Yavuzlar Alüminyum kurulduğu günden bugüne aslında ihracatla büyüyen ve gelişen bir firma. Yaklaşık 15 yıldır ihracat yapıyoruz. İhracat ağırlığımızı Avrupa ülkeleri ve gelişmiş sanayi ülkeleri oluşturuyor. Almanya çok önemli bir pazar bizim için, Fransa da aynı şekilde. İhracatımızın çok küçük bir bölümünü Ortadoğu ve Arap ülkelerine gönderiyoruz. Avrupa’ya çalıştığımız zaman kendimizi daha hareketli ve güçlü görüyoruz. Çünkü Avrupa ülkelerine çalışmak bize butik çalışmayı öğretti.  Kaliteli ve katma değerli çalışmayı öğretti. İç piyasada da aynı şekilde firmalarla çalışıyoruz. Özel kalıplara çalışan ve butik çalışan firmalarla çok ciddi çalışmalarımız oluyor.


Yavuzlar Alüminyumun ürettiği profillerden bahseder misiniz?


İmalatçı ve uygulamacılarımız genellikle endüstriyel sanayi ağırlığı olan ürünleri işleyen firmalardan oluşuyor. Yapı sektörüne imalatımız olsa da ağırlık olarak sanayi ve endüstriyel alanda kullanılan özel profillerdir. Özellikle otomotiv, ısıtma, soğutma, aydınlatma ve makine sektörünün ihtiyacı olan profilleri üretiyoruz.


Sabit Üretim Yerine Standart Üretimi Düşünüyoruz.


Standart üretim açıkçası firmamızı zinde tutuyor. O yüzden Avrupa ülkeleri ile çalışmak her ne kadar zor olsa da zamana yaydığınız zaman sürekli kalite ve sürekli profesyonelliği gündeme taşıyor. Yani hem sizi hem firmanızı geliştiriyor. Yaptığınız işe güvenle bakıyorsunuz ve her şeyden önce ülke ekonomisine katmadeğer katıyorsunuz.  Avrupa’ya çalışmak çok farklı çünkü orada mantalite farklı kültür farklı. Yavuzlar Alüminyum zaten belli bir kapasite ile çalışıyor oradaki ülkelere.  Bizim yapabileceğimiz bir kapasite var.O kapasiteyi kaliteli ve profesyonelce üretip sunmak istiyoruz müşterilerimize. İhracatı da hesaplarken aynı şekilde, bizim mantığımız şu: son 8 yıldır %40 dış pazarlar %60 iç piyasa. Bu %40’lık bölümün zaten %80’lik bölümünü Avrupa ülkelerine veriyoruz.  Geriye kalan %20’lik bölümü Ortadoğu ve Arap ülkelerine satıyoruz. Fakat Avrupa ülkelerine satmanın her şeyden önce çok önemli artıları var. Çok büyük avantajı var. Mesela kalite bilinci oluşturuyor. İşletmede en alttan en üste herkese bunu kalite olarak aşılıyor. Şayet bir firmaya iyi ve kaliteli hizmet verdiyseniz profesyonel anlamda da çalışmalarınızı devam ettiriyorsanız bu çok büyük bir referans oluyor.  Almanya’da veya Fransa’da bir ürünü doğru bir şekilde sattıysanız ve sattığınız firmayı referans olarak verdiyseniz başka işleri almamak gibi bir durum asla söz konusu olamaz. Bu size güçlü bir referans yaratıyor.


Her zaman önü açık bir Pazar var fakat kurallara ve standartlara uymak gerekiyor.


Dış pazarlara ihraç edilmek üzere üretilen ürünlerde müşteriler sadece kalite odaklı mı düşünüyor?


Ürününün kalitesi birinci planda fakat kriterler sadece ürünün kaliteli olmasını da kapsamıyor. Bu bir süreçtir. Bunu yönetmek ve siparişi alana kadar birçok külfet var. Biz 15 yıldır bu külfete zaten katlanıyoruz ve bu konuda yetkinleştik. Artık ne istediğini biliyoruz firmalarımızın. Ürünün siparişinden teslimine kadar olan süreçte yaşanan tüm kriterleri tek tek programlayıp yapıyoruz. Eğer özel istek varsa yapabileceğimizi kanıtlıyoruz. Burada güven birinci planda. Biz bu yüzden temkinli ve sağlam adımlarla gitmeyi hep tercih ettik. “Yavuzlar Alüminyum siparişini aldığı ürünü doğru bir şekilde bize ulaştırır,”diyorlar, bu da bize yetiyor zaten. Bunu tamamlayıp başardığınız zaman aynı hizmeti almak isteyen birçok firma ya da önemli bir referans oluyorsunuz zaten. 


Bundan sonraki süreçte pazar payınız ile ilgili ne gibi gelişmeler söz konusu olacaktır?


Aslına bakarsanız ürettiğinizi satıyorsunuz, kaliteli yapmaya çalışıp satmaya çalışıyorsunuz. Yani bütün bu sürecin kaderi sizin elinizde. Bundan sonrası imalatı artırma ile ilgili bir sürecin başlangıcı. Bu da önemli bir yatırımı gündeme getiriyor.  Kapasite arttırma yatırımlarımızı yeni tamamladığımızdan, şu an için pazar payında önemli bir değişiklik olmayacaktır muhtemelen. Mevcut müşterilerimize tam kapasite doğru ürünü doğru zamanda, istenilen kalitede ve katmadeğerli satışını yapabilirsek bu zaten ciddi bir süreç anlamına geliyor.  Gelişmiş sanayiler ve talepler çok önemli. Açıkçası istemeye istemeye yatırımı biraz ileri vadeye alıyor. O yüzden tüm yatırımları mevcut müşterilerimize iyi hizmet edebilmek için gerçekleştirdik. %40 ihracat veya %60 iç piyasayı bu yüzden dengeledik. Yeri geliyor iç piyasa hareketleniyor yeri geliyor dış pazarlarda durgunluk oluyor. Bunu çok iyi takip etmek gerekiyor.


Yavuzlar Alüminyum olarak 2018 yılına dair öngörüleriniz ve gidişata dair değerlendirmeleriniz nelerdir?


Aslında yıllara küresel çerçeveden bakmak gerekiyor. Küresel ekonomilere baktığınız zaman durum zaten ortaya çıkıyor. 2017 yılında Türkiye ekonomisine baktığınız zaman hükümet tarafında teşvikler gündeme geldi, birkaç adım atıldı, sıcak para girişi sağlandı. Fakat daha yakından baktığınız zaman negatif yönlerin de ortaya çıktığını gördük. İşsizlik durmadı, enflasyon arttı, faizler yükseldi. Bunlarda 2017 yılında dezavantaj olarak görüldü. Bunun etkilerini 2018 yılında zaten belirgin olarak göreceğiz. Faizler yüksek olacak, likidite debelki daralacak, paraya ulaşmanın maliyeti artacak. Bu süreç bunu gösteriyor. Bu işin ekonomik boyutu. İşsel boyutuna bakarsak; bütün fabrikalar büyüyeceklerdir. İçerden ve dışarıdan çok ciddi talepler geliyor. Komşu ülkelerin de toparlanması büyük alımları gerçekleştirir. Avrupa güçlenmeye ve toparlanmaya başladı. Türkiye her ne kadar sıkıntılı olsa da piyasalar büyüyor. Miktarsal olarak Türkiye alüminyum sektörü 2018 yılında büyüyecek. Ben umutluyum. Biz umutlu olmak zorundayız. Alüminyum sektörü olarak, firmalar olarak, yöneticiler olarak çalışmak ve bu umudu gerçeğe dönüştürmek zorundayız.


Türk alüminyum sektörüne bir aynadan bakacak olsanız, bir yönetici olarak 30 yıllık tecrübeniz ile neler söylemek isterdiniz?


Sorunun ilk cevabı şu şekilde olsun: Alüminyum sektörü kesinlikle hak ettiği yerde değil.  Çünkü Türkiye’de herkes üretici. Biz de buna dahiliz. Sektörde firmalar sadece imalatçı yani markalaşma sürecini bir türlü göze alamıyor, maliyetli diye. En büyük sıkıntı bu. Bununla birlikte birçok problem de gündeme geliyor. Üretimde standartları yakalayamamamız ve katma değere ulaşamayışımız ilk akla gelenler.  Sürekli talep var. Üretime talep olunca üreticilerin hesabı da şöyle oluyor; hazır iş var, bir tarafta da meşakkatli yol var. Bu bir fırsat, tren nasıl olursa gidiyor biz de bu trene binelim, bir şekilde gideriz, mantığıyla hareket ediliyor. Bu ülkede imalatçının en büyük sorunu katma değerli ürün üretimidir. Böyle tesislerde yapabilirsiniz normal tesislerde yapabilirsiniz; yani bu gerçekten de mümkün. Fakat biz işin basitine, kolayına kaçıyoruz.  Bu da tabi ki elemanla olacak iştir. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı kalifiye elaman sıkıntısı ve bu sektörlerde ara eleman sıkıntısıdır. Bizim tarzımızda büyümeye çalışan firmaların en büyük sıkıntısı maalesef kalifiye eleman bulamamaktır.  Bunu bir türlü aşamıyoruz. Bu bir politika. Meslek liseleri yaygınlaşmalı ve ara eleman yetiştirilmesi mutlaka bir şekilde başarılmalıdır. Bunlar cazip ve insanların birinci derecede tercih edeceği pozisyonlar olsun ki bizler de elemanlarımızı gönül rahatlığı ile bulalım. Kendi adımıza şunu söyleyebiliriz; eleman bulursak, katmadeğerli işlere hazırız.


Yavuzlar Alüminyum, bu sektörde severek, isteyerek çalışan, geleceğine inanan kalitede personel bulabilirse katmadeğerli tüm işleri yapabilecek hem yatırım gücüne hem de üretmeye gönüllü yönetime sahiptir. Bu firma bunun için kurulmuştur. Üretmiş olduğu alüminyum profili uluslararası tüm sektörlerde kabul görmüş bir marka haline gelmek en büyük hayalimizdir. Biz bu hayalle yola çıktığımız için, bu amaca hizmet vermek için gönüllü olduk.  Eminim ki bizim gibi birçok insan var. Ama hazır iş geldiğinden ya giremiyor ya da bizler gibi alt yapıları tam tamamlanmadığı için korkudan yapamıyorlar. Aslında çok basit; istense mutlaka olur ama bazen bazı engeller icraatların önüne geçiyor. Bunları hepsi süreç.


Katmadeğer konusunda hemfikiriz fakat Nusret Bey, biz sektör olarak kalifiye elemanı da yetiştiremedik baktığınız zaman?


Kesinlikle doğru fakat bunlar her biri birbirine bağlı paketler. Yani sürecin taşları var, bu taşların yerlerine oturması için herkesin bu işin bir parçası olması gerekiyor. İnanın hiç durup dinlenmeyen bir alüminyum sektörü var. Şöyle bir bakalım: Geride kalırsanız, bitersiniz; ileri gitmek zorundasınız. Ama bu sefer de geriyi, geride kalanı takip edemiyorsunuz. Yani son dönemlerde alüminyum sektörünün tonaj bakımından Türkiye’de büyüme oranı ortadadır. Hedefler her geçen gün yükseliyor. Yani kimse fırsat bulup bir şeyleri yapmıyor/yapamıyor çünkü buna zamanı yok. İstiyoruz ki gelen her şeyi bilsin. Buda mümkün değil zaten. Teknik olarak tesisini her açıdan hazır hale getirebilirsin; paranı harcarsın, her şeyini dört dörtlük kurarsın ama oraya yetişmiş, kalifiye eleman bulamazsın. Ya da tam tersi, elemanın olur işletmeyi kurabilecek gücün olmaz. Vizyonun yeterli değildir, basit işlerle uğraşırsın. Her yerde söylüyorum:Türkiye’nin ara eleman sıkıntısının mutlaka çözülmesi lazım. Meslek liselerinin mutlaka özverili bir şekilde tekrardan sevdirilmesi ve gündeme gelmesi lazım. Bugün herkes diplomalı mühendis olmaya çalışıyor fakat baktığınız zaman ara elaman olmasa mühendis de bir iş yapamaz. Hepsi birbirine bağlı. 4 yıllık fakülte bitirenlerin tamamı ya satışta ya pazarlamada ya da hiç alakası olmayan işlerde çalışıyor.Bu insanların enerjisi bu şekilde heba oluyor. Bunun önünün mutlaka kesilmesi gerekiyor. Üniversitelerin bazı bölümlerinin belki de kapatılması lazım. Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içerisinde ne kadar mimar ne kadar mühendis ne kadar avukata ihtiyacı var, bunun araştırılması lazım. Her okuyanı basamak basamak zirveye taşıyarak sonra işsizlik ordusu oluşturmak mantıklı değildir. Buna göre okullar hazırlanmalı. Siz sürekli öğretmen diploması verirseniz sonra 40.000 öğretmene iş veremediğiniz zaman burada bir sıkıntı meydana gelir. Kadro gelmeyince o eğitimli insan boşluğa düşüyor, hayatı da düzeni de boşuna gitmiş oluyor. Bugün işletmeler tekniker bulamıyor ama mühendis çok. Ara eleman lazım, kalifiye eleman lazım sanayiye. Türkiye’de işsizlik oranı %11 ama genç nüfusa baktığınızda bu oran%20 rakamlarını geçer.


Sektör kalifiye elaman sıkıntısını çözerse, katmadeğerli ürünleri üretmek de kolay olur, diyoruz. Peki, sektörün birlikteliğini konuşalım biraz; bu sorun sizce nasıl çözülebilir?


Sorunlar var ama birliktelik hiç olmadı. Herkes yalnız.Bu bir süreç.İmalatlar gerçekleşiyor, o yüzden şu an kimsenin kimseye ihtiyacı yok gibi görünüyor. Sektör temsilcilerinin, bu işlere ön ayak olacak insanların her konuda toparlan maları ve tüm firmaları bir araya getirip bunu gündeme taşımaları ve çözüm bulmaları gerekiyor. Bu sektörün sunum eksiği var. Bunlar sohbet esnasında konuşuluyor olabilir ama masaya geldiği zaman, şayet bir şey yoksa siz istediğiniz kadar konuşun, bir şey ifade etmeyecektir. Devletin işleyişi de budur. Kademe kademe oluşur ve sunuma gider. Yoksa sadece söylediğinizle kalırsınız. Bireysel hareketler kimseye bir şey katmaz. Herkes şikayetçi ama durumdan da memnun.


Firmaya dönecek olursak; Yavuzlar Alüminyum neden tercih sebebi olmalı?


En önemlisi hizmet ve kontak. Biz butik çalışıyoruz fakat üretimsel bakmıyoruz, müşterisel olarak bakıyoruz. Bizimle çalışan insanlar 7/24 bize ulaşıyorlar. Sürekli anketler yapıyoruz. Fiyat vade kalite iletişim veya termin süresi hangisi diyoruz. Genelde hep iletişim cevabını alıyoruz ve o zaman çok mutlu oluyoruz. İnanın tüm sorunları çözebilirsiniz; kalitede olsun sevkiyatta olsun tahsilatta olsun veya fiyatta olsun her sıkıntının üstesinden gelebilirsiniz ama iletişimde kötü duruma düşerseniz her şey boştur. Çünkü değerlendirme şu olmamalı;“Sattım malı, aldım parayı,iş bitti!” Bu durum Yavuzlar Alüminyum olarak bizde olmadı ve olmayacak bir davranıştır. Tüm firmalarımızla aramız çok iyidir, en önemli olayımız diyalogdur. Diğer bütün sorunlar çözülebiliyor. Bugün alüminyum üretmek artık çok basit hale geldi. Bunca yıl bunun üzerine çalışmışız. Sevkiyatımız hızlı, kalitemiz iyi, her şey çok iyi, diyalog gayet iyi olunca bunun sonunda da elde ettiğimiz şey, mutluluk.  15 ihracat ülkemiz var, bunlar bizim açısından çok önemli, onları korumak iş ilişkilerimizi geliştirmek zaten bizleri de büyütüyor.


Bundan sonraki süreci biraz değerlendirir misiniz?


Sanayicinin aklı hep yatırımdadır aslında önemli olan üretimi artırmaktır. Sürekli teknolojiye ve alt yapıya yatırımlar yapıyoruz. 2018 düzenimiz, kapasitemiz belli. 2019 yılında yine bir makine yatırımı gündeme gelecek. Tepe noktaya ulaşamadık henüz. 2020 yılı bizim için hedef 2 katı üretime ulaşmak olacak. İlavelerimiz mutlaka olacak bunun için. Fakat alt yapı çok önemli, sadece üretelim diye yola çıkmadık. İyi ürün, katma değerli ürün ve profesyonel bir marka olmuş bir firma olmak için mücadele ediyoruz. Zor ve meşakkatli bir yolculuk bu fakat bir süreç. Yaşayarak göreceğiz.


Son olarak, bir sanayici olarak beklenti ve isteklerinizi alabilir miyiz?


30 yıldır bu işin içerisinde bir firmayız. İsteklerimiz belli, en büyük sıkıntımızı masaya koyarsak; likidite ve para. Hammaddeyi peşin alıyor, vadeli satıyoruz. Faiz yükü bize büyük maliyet getiriyor. Maliyetleri düşürmek için önlemlerin alınması gerekiyor. Bu bir politika ürünü; faizlerin düşürülmesi lazım. Devletin elindeki argümanları harekete geçirmesi lazım. Bizim yatırım yapabilmemiz ve büyüme sağlayıp rahat bir şekilde gelişebilmemiz için sanayiciler olarak paraya kolay ulaşmamız lazım. Çünkü her şeyimizi nakit yapmak zorundayız, rekabette güçlü durabilmek için. Kur riski var. Bizim gibi sanayicilerin yer sıkıntısı var. Uzağa gitmeyelim demiyorum, gidelim ama eleman bulamıyorsunuz gittiğiniz yerde, o yüzden herkes şehirlerin içerisine yükleniyor. Bu da ister istemez parça parça sürekli yatırımı gerektiriyor ve bu sanayiciyi yoruyor, büyümesini engelliyor ve vazgeçiriyor. Teşvik ve yer konusunda mutlaka alüminyum sanayisine yardım edilmesi gerekiyor. Bir fabrikaya istediğiniz kadar makine yatırımı yapın, eleman yoksa hiçbir işe yaramıyor. Herkesin derdi aynı. Biz burada, şehir merkezinde eleman bulamıyoruz, şehir dışındakilerin durumlarını çok iyi anlıyorum. Alt yapıyı sağlayacak olan devlettir. Sadece elektrik, su ve yol değil. Yan sanayinin de oluşması lazım. Bunlar oluşursa sanayici için yerin nerede olduğunun bir önemi yok. Bu sanayiciye büyük enerji demektir.


 



 

Ortalama Puan: 0
Geri
 
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=iletisim

?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

 
Anasayfa Hakkımızda Firmanızı Kayededin İletişim
                  Copyright © 2010 Vizyon Tanıtım. Tüm hakları saklıdır. xdizayn.net .