Anasayfa Ürün Haber Vitrindekiler Röportajlar Projeler Teknik Makale ve Raporlar Etkinlikler Duayenler Firma Rehberi Fuarlar Ürün Pazarı
Kullanıcı Adı
Şifre

   Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Bu Sene de %50 Devlet Teşviği Kapsamında

Bölgesinin en büyük, dünyanın ise konusunda en büyük beşinci fuarı olma özelliğini taşıyan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul bu yıl 18-22 Haziran tarihleri arasında 42’inci kez kapılarını açacak. 

 
Ziyaretçi Rekoru Kıran Düsseldorf’ta Arslan Alüminyum 240.000 Ton Yıllık Üretim Hedefiyle Gövde Göst
 
Endüstri ve Yapı Ürünlerinin Dünya’da Aranan Markası Akpa Alüminyum Düsseldorf ALUMINIUM Fuarında İ
 
ASAŞ, Sektörün Kalbinin Attığı Aluminium 2018 Fuarında
 
Yılmaz Makine Personel Alımına Devam Ediyor.
 
Aluminium 2018 Fuarı’na katılan Assan Alüminyum sektörün geleceğini tasarlıyor.
 
Kale Kilit’in Entegre Güvenlik Çözümleri Security Essen 2018’de Sergilendi
 
ASAŞ’ta Mucizeler Gerçekleşmek İçindir
 
http://boraluminyum.com

http://selsil.com

http://skb.com.tr

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://stilcephe.com.tr

http://bit.ly/2Jwo6AT

http://areksaluminyum.com.tr

Toplam Ziyaret : 12602367
   Roportaj Genel Müdür  İlhan Kahraman ET: 12-09-2018 Yazdır   Tavsiye Et
Farkına Vardığımızda Gerçek Büyüme Başlayacak…
 

Merhaba,


Alüminyum Yapı Dergisinin 84’üncü sayısında yine birlikteyiz. Bana ayrılan bu özel sayfadan tüm sektör firmalarımızın yöneticilerine ve aziz okurlarımıza sağlık, sıhhat, başarı ve aynı zamanda bol kazançlar diliyor, daha güvenli ve güzel bir gelecekte buluşacağımıza dair inancımı belirtmek isterim. Alüminyum sektörü ile tanışmam ve bu sektörün bir parçası olduğumu kabul etmemin üzerinden yaklaşık 20 yıllık bir zaman geçti.


Neredeyse her sayımızda, her değerli firma yöneticisi ile yaptığımız görüşmelerde hep şunu söyledim: “Çok uzak değil belki ama ileride bir gün Türkiye bütün dünyanın konuştuğu ve sürekli gündemde olacaktır.” Bu bir kehanet ya da tahmin değil, eldeki verilere bakarak ulaştığım yalın bir sonuçtu. İster inanılsın ister inanılmasın gerek tarihi ve kültürel yapısı gerekse coğrafi ve jeopolitik konumu sebebiyle Türkiye aslında tarihte hiçbir zaman gündemden düşmeyen bir ülke olmuştur. Bu sıralar özellikle slogan gibi düşünülse de küllerinden doğan güçlü bir medeniyetin yavaş yavaş yine alevlendiğini ve dünyanın gözleri önünde yükselişe geçtiğini görmek mümkün. Gerek ticari kapasitesinde gerekse iş gücü ve üretme becerisi gerekse de bitmek tükenmek bilmeyen çalışma ve başarı azminde göğsümüzü kabartan bir gelişme istidadı yakalamış durumda ve aslında tüm sanayicilerimizi de önemli oranda harekete geçiren bir ruh yaratmakta.


Bu ülke belki bilinen bir otomotiv markasına sahip değil ama tüm otomotiv parçalarını üretip montajını yapabilecek güce sahip. Bu önemli bir başarı değil midir sizce? Bugün en görkemli binaların yapımında başarıyı inşaat firmalarımızın göğüslemesi başarı değil midir?. Sadece sanayi alanında değil, sağlıkta, sporda yeri geliyor eğitim alanında çok önemli başarılara imza atmıyor muyuz? Dışarıdan bakıldığı zaman sürekli ekonomik çalkantılar, siyasi krizler, bitmek tükenmek bilmeyen terör saldırıları altında yaşayan bir ülke manzarası çıkıyor ortaya. Aklınıza gelebilecek en büyük ve güçlü bir ülke Türkiye’nin bu yaşadıklarını yaşasaydı bizim kadar rahat bir şekilde kendisini dünyaya gösterebilir miydi?


Bolluk ve bereketin olduğu ülkemiz tarihin en acımasız ve sıkıntılı süreçlerinden geçerken, birçok cepheden gelen saldırı dalgalarını ve bunların yarattığı tahribatları bir bir üzerinden temizlemeye çalışırken yalnız olduğunun da artık farkına varmaya başladı. Herkesin dilinde “Biz niye üretmeyelim? Biz üretiriz ve başarırız,” sözlerini duymak, bu konuda büyük bir heves ve çaba görmek hem sevindirici hem de geleceğe dair umut veriyor. Coğrafyasının en güçlü ülkesi konumundaki Türkiye bölgesinin ve komşu ülkelerinin en değerli kurtarıcısı ve örnek ülkesi konumunda. Dünyanın en güçlü ülkeleri global krizin eşiğinde ne yapacağını bilemez iken, Türkiye’nin sürekli hedef odaklı açıklamaları ve alternatif sunumu aslında geleceğe umutla baktığının ifadesi olarak gösterilebilir. Bölgesinde kısa zamanda büyük başarılara imza atan Türkiye ister istemez gelişmemizi ve büyümemizi aslında pek de istemeyen güçlerin hedefine oturmaktadır. Özellikle dünya ekonomisini elinde tutan ve dünyayı kendi çiftlikleri gibi yönetmeye çalışan egemenler, çeşitli yollarla ülkemizin önüne engeller çıkarmaktadır. ABD’nin yakın bir zaman önce çelik ve alüminyum sektörüne getirdiği ve hiçbir hukuksal, ahlaki ve dostane temeli olmayan ek vergiler, buna gösterilecek en yakın örneklerdendir. Bu hukuksuz ve temelsiz karar, ülkemiz ekonomisine ve sektörümüze yönelik bir tür darbe girişimi olarak da okunabilir. ABD’nin bencil ve müttefiklik ilişkisiyle bağdaşmayan bu kararı devletimizi daha güçlü durmaya, sektörlerimizi de daha sıkı çalışmaya sevk etmiştir. Zaten bu darbe girişiminin hemen ardından devletimiz de misilleme hakkını kullanarak karşılık vermiş, ilgili bütün kurumlar da devletimizin alacağı tüm kararlarda yanında yer alacağını ilan etmiştir.  


Asya’dan Avrupa’ya açılan en önemli ticari ve kültür kapısı olarak yüzyıllardır hizmet vermeye çalışan Türkiye aslında bunun önemini algıladığında gerçek büyümesine başlayacağını düşünüyorum. Bu yüzden bir önceki sayıda slogan olarak “Geleceğe Odaklanın” talimatının mutlaka verilmesi ve sanayici ve iş gücünün katmadeğer oluşturabilecek seviyeye gelmesi için hem eğitim hem de maddi yönden teşviklerle desteklenmesi inancında olduğumu tekrar belirteyim. Alüminyum metali belki de tarihinde en fazla bu sıralar dillerde dolaşan bir metal unvanı taşıyor. Yaptırımlar, kotalar vs. sektörün önündeki setlerin çizgilerini daha da kalınlaştırsa da bunun da geçici bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin kısa bir zaman sonra pozitif değerler kazandıracak yeni dinamikleri ortaya çıkaracağına inanıyorum. Başta otomotiv, inşaat, beyaz eşya ve makine sektörü olmak üzere birçok hayati sektörün en önemli parçası niteliğindeki alüminyum metali bu yüzden gelecek yüzyılların metali olarak değerlendiriliyor. Enerji verimliliğinde olsun, yapıların tasarımlarında gelinen en üst mimari seviyeler olsun alüminyum her zaman ihtiyacın birinci tercihi olacaktır. Bu sebeple mutlaka alüminyum metalini katmadeğer üreteceğimiz noktaya taşımalı ve değerini arttırmanın yollarını aramalıyız. Ülkemizin sanayicimize belki de hiç olmadığı kadar ihtiyacı var. Onlar araştıracak, geliştirecek ve sürekli kendisini yenileyecek. Bu katmadeğeri oluşturursa şayet sektör bu yaşanan zorluğu başarılı bir şekilde atlatacaktır.


“Yaz bitti, artık çalışma vakti,” diyerek sözlerime son vermek istiyorum. Her ne kadar her konuda dışarı bağımlıyız diye düşünülse de en önemlisi işlemek, geliştirmek ve onu iyi bir şekilde sahada pazarlamak birinci dersimiz olmalıdır. Bu bizi ve geleceğimizi başarıya taşıyacak ve büyüme başlayacaktır.


Her sayıda olduğu gibi bu sayımızda da bizleri yalnız bırakmayan tüm sektör firma yöneticilerine ve aziz okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum.


 

Ortalama Puan: 0
Geri
 
 
http://aluminyumyapi.com/?sayfa=iletisim

http://fabal.com.tr

http://zahit.com.tr

http://gursan.com.tr

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

http://aluminyumyapi.com/?sayfa=icerik&tip=ATG%20%DDleti%FEim

 
Anasayfa Hakkımızda Firmanızı Kayededin İletişim
                  Copyright © 2010 Vizyon Tanıtım. Tüm hakları saklıdır. xdizayn.net .